Hakkımızda

70 yıllık çiftçilik deneyimi ve kültürüne sahip bir tarım işletmesiyiz.

Çiftçilik deneyimlerimiz; savaşta kimyasal silah kullanmakla, tarımda kimyasal ilaç ve kimyasal gübre kullanmanın hiçbir farkı olmadığını bizlere öğretti.

Çiftçilik kültürümüz ise; binlerce yılın mirası olarak günümüze ulaşan türlere aile büyüklerimize davrandığımız gibi davranmamız gerektiğini genlerimize işledi.

Bu ilkelerimizden ödün vermeden ülkemizde ilkleri gerçekleştirmek de yaşam felsefemiz.

Örneğin;

  • 100’ü aşkın değişik türde olmak üzere 3000 civarında ağaç dikerek Ankara da ilk kez bir “Karasal iklim Arberotum” u oluşturduk.
  • Ankara – Gölbaşı’na özgü “Sevgi Çiçeği” (centaurea tchihatcheffii) artık yok. Festivallerde fotoğrafları gösteriliyor. Arazimizde yetiştirmeyi başardığımız bu nadir çiçekleri korumaya aldık. Çoğaltmaya çabalıyoruz.
  • Ülkemizde Kaman dışında Kaman ceviziyle oluşturulan ilk ceviz bahçesini kurduk. (Kaman belediyesi verdiği bir plaket ile bu ilkliği belgeledi.) Yalova Devlet Fidan Üretme İşletmesi arazimizden temin ettiği aşı kalemleriyle ülkemizde mevcut Kaman türlerini oluşturmuştur.
  • Vakti zamanında Anadolu’ya gelip yöresel şartlar sonucu bir Anadolu ırkına dönüşen kel boyunlu tavukları korumaya aldık.
  • Nesli tükenmeye yüz tutan saf kan Anadolu ırkı AKBAŞ köpeklerimiz çiftlik hayvanlarımızın koruyucusudur.
  • Ülkemizde saf kan Kıvırcık Koyunu’nun nesli neredeyse tükendi. Saf kan Kıvırcık ırkı koyunlarla küçük bir sürü oluşturduk.
  • Ülkemizde Kurt Üzümü olarak bilinen  “Goji Berry” nin ilk 3-5 üreticisinden biriyiz.
  • Arıların ve arıcılığın tüm dünyada bir numaralı düşmanı olan “Varroa” zararlısına karşı çeşitli otların karışımından elde ettiğimiz doğal bir “varroa yok edici” si keşfettik. 5 yıldır kovanlarımızda başarıyla kullanmaktayız.
  • “FRESHOT” markasıyla ürettiğimiz buğday çimi suyu ise işletme bazında, ülkemizde doğal ortamda yetiştirilen buğday çimlerinden üretilen  ilk buğday çimi suyu olma özelliğini taşıyor.

    

DOĞAL ORTAKLARIMIZLA MÜCADELE YÖNTEMLERİMİZ 

  • Çiftliğimiz konumu itibariyle yayla iklimine sahiptir. Yayla iklimi nemli bölgelerde görülen pek çok doğal ortağın (tırtıl, böcek, fungusit, vb.) çok sayıda üremesine olanak tanımaz.
  • Değişik türlerde bitkiler, ağaçlar yetiştirmek; arazimizde domatesten kuşkonmaza, ısırgandan kuzu kulağına, elmadan hünnapa çok farklı türde sebze, ot, meyvenin yanısıra 100’ün epey üstünde, farklı türlerde (rahatlıkla karasal iklim Arberotum’u denebilir) toplamda yaklaşık 3000 civarında orman ağacı bulundurmaktayız. Bu da doğal ortaklarımızın sorunlarını kendi aralarında halletmelerine yardımcı oluyor.
  • Aynı aileden bitkilerin mantar hastalıkları ve zararlıları da aynıdır. Eğer aynı aileden bitkiler sürekli aynı yere arka arkaya dikilirse hastalık ve zararlıları da güç ve yerleşiklik kazanır. Biz de bu güçlenmeyi ve kalıcılığı önlemek için; bitkilerimizi her sezon başka yerlere dikiyor ya da onlardan boşalan yerlere, farklı aileden bitkiler dikiyoruz.
  • Hasara uğrayan bitkileri araziden uzaklaştırıyoruz.
  • Her böcek zararlı değildir. Pek çoğuda faydalı dostlardır. Örneğin; örümcek, uğur böceği, yusufçuk, ağılı böcek, kalkık kuyruk, altın gözlü böcek, avcı akar, avcı sinek, terminatör böcek vb. İlaç kullanmamamız nedeniyle bol miktarda üreme olanağı bulan bu faydalı dostlarımızın yanı sıra kurbağalar, kuşlar, yaban arıları, bal arıları gibi yardımcı kolluk kuvvetlerini de kullanıyoruz.
  • Uygulanması olanaklı olan alanların (Goji Berry, Üzüm Bağı, Bazı meyve ağaçları vb.) üzerini fileyle kapatıyoruz.
  • Arazimizdeki otlardan yaptığımız doğal ilaçları kullanarak nefsi müdafaa yapıyoruz.

TARIMDA ŞİDDETE HAYIR